SPİRİTÜEL YASALAR VE FARKINDALIK

SPİRİTÜEL YASALAR VE FARKINDALIK 1Spiritüel Yasalar ve Farkındalık

Yaşadığımız 3 boyutlu madde aleminde günlük kaygılar içinde geçiriyoruz ömrümüzü… çoğu vakit günün, haftanın, yılların geçip gidişinin farkına varamıyoruz. Bir taraftan günlük kaygılar bir taraftan ruhun gelişim isteği bastırıyor. Farkındalık yükseldikçe yeni yollar açılıyor gidilecek, yeni tatlar-heyecanlar-duygular peyda oluyor…Farkındalık süreci, belli ruhsal yasalar uyumlu yaşama ile doğru orantılı işliyor. Yasalara uyumlu yaşayarak farkındalığın uyanışı gerçekleşiyor.

Spiritüel yasalar ve Tarot

Spiritüel yasaları okur ve araştırıken en çok ilgimi çeken, bu yasaların inanılmaz bir şekilde Majör Arkana kartları ile benzeşmesi oldu. Tarotun kalbi diyebileceğimiz majör serisi 0-21 arasındaki 22 adet karttan oluşur. İnsan ruhunun deneyimleyebileceği tüm olayları iyisinden kötüsüne her şeyi anlatır.  0- joker ile başlayan yolculuk, ruhsal uyanış yolunda karşımıza çıkacak, aşmamız gereken tüm dağlar, çöllerden, içimizdeki şeytanlara karşı verdiğimiz savaşlardan sonra 21-Dünya kartı ile son bulur.

1-Esneklik yasası

Esneklik yasası özellikle sabit burç grubunun en zorlandığı nokta… yaşamın getirdiği değişimlere sert bir şekilde karşı koymak yerine esnemek-uyum sağlamak gelişimi kolaylaştırır. Değişime direndikçe değişim süreci daha da canını acıtıcı bir hal alır… Hayat gelişen ve değişen koşullar bütündür; eylemsizlik prensibi insan doğasına aykırıdır. Değişimlere ayak uydurmayı, gelişime direnmeyi sürdürdüğümüz noktada en bağlı olduğumuz ne varsa elimizden alınması ile sınanırız. Olmaz dediğimiz ne varsa hepsi olur… 13. Ölüm kartı gibi…

2-Seçimler yasası

Seçimler yasası, majör serideki 6.Aşıklar kartı ile ilgili… Sonucunu sevsek veya sevmesek de seçimlerimiz mevcut kimliğimizi oluşturuyor. Seçimin kolaylığı veya zorluğu farklı dozlarda olabilir, kimi seçimler, ölümü gösterip sıtmaya razı etme, tadında da olabilir. Buradaki asıl konu seçimi yapmak, arkaya dönüp bakmamak, açılan yeni yolda yürümeye devam etmektir, geri dönüp bakmak, acaba’lar içinde kaybolmak yanlışa sürükler. Hz.Lut’un karısının geri dönüp bakmasıyla tuzdan direğe dönüşmesi gibi…

3-Denge yasası

14.Denge kartının özünü anlatır denge yasası… Yani ne ifrata ne de tefrite kaçmamak… ölçülü olmanın huzur getireceğini, aşırılığın her türünün ziyana sebep olacağını anlatır. Özellikle sevgi söz konusu olduğunda aşırılık yapmaya meyilliyiz. Duyguları karışım şeklinde yaşayarak, uç noktada gelgitler yaşıyor, birden yüksek dozda sevgi-kıskançlık-nefret-ilgi gibi duygu durumlarına maruz kalıyor veya bırakılıyoruz. Her türlü ilişkide dengede olmak, ben-biz; alma-verme konularında dengeye yakın durmak o kadar önemli ki… Zira hayatın bir alanında kaybedilen denge diğer alanlara da yansıyor. Sürekli derdini dinlediğiniz lakin size nasılsın diye bile sormayan bir insana zaman ayırmaya devam ettikçe paranızın bereketi de mevcut ilişkinizdeki huzur da bozulmaya yüz tutacaktır.

4-Disiplin yasası

Disiplin yasası gelir sonrasında kendi şeytanımızla yani nefsimizle verdiğimiz savaştır… Özgürlük adı altında kişinin kendini salmasının, kendi için gerekli olanı yapmayıp sadece yapabilme şansı olduğu için kendine zararlı şeyleri yapmasının ne kadar zarar verdiği ile ilgilidir. 8.Güç kartı ile benzer, disiplin kişinin içinden gelir, istemek veya istememek gibi duygusal dürtülerle değil, yapılması gerekenin yapılması ile ilgilidir. İnsanın kendi nefsine karşı verdiği savaş savaşların en büyüğüdür. Bu süreçte aklın üstünden kontrol kurmak en zorlu kısımdır belki de, zira nefs ister akıl kılıf uydurur…

5-İnanç yasası

İnanç yasası, 5.Aziz kartını çağrıştırır. Her insan inanacak bir güç, varoluş arar kendine ama çoğu vakit ritüellere boğulup kendini unutur, kendine değer vermeyi, kendini takdir etmeyi unutur… Özgür irade ile bilgiler arasından doğrusunu seçmek, iyi ve kötü arasında tercih yapabilmeyi öğrenmek, kendine özgü değer sistemi geliştirmek ile ilgilidir. Bağlanmak istediğimiz değeri ilahi olandan seçmek, rahmani yoldan ayrılmamak bu noktadaki sınavdır, mürit-mürşit ilişkisinin, beraberliklerdeki kişinin idealize edilmesinin sonu hüsran olacaktır.

6-Eylem yasası

Eylem yasasında sıra… Eyleme dökülmediği yapılan planların anlamı yoktur. Dünyadaki yaşam bile big bang ile başlamadı mı? “Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum, Ağladım” kitabında; kahramanı sürekli geride tutan, her şeyin olumsuz gideceğini söyleyen iç sesi “Öteki”ne teslim olmayın. Hayat cesurları ödüllendirir… Birinin size bir şeyi neden yapamayacağınızı anlatmasını dinleyerek zaman kaybetmeye gerek yok…zira 7. Savaş arabasında olduğu gibi yola çıkmaya hazırsanız yolunuza çıkacak tüm engelleri de aşmaya hazırsınız demektir.

7-Devreler yasası

Sıra geldi en sevdiğim yasalardan birine… Devreler yasası… Favori tarot kartlarımdan biri ile özdeşleştiriyorum bu yasayı, 10.Kader çarkı ile… Hayatta yaşanan her şey en kötüsünden en iyisine, en büyük mutluluktan-başarıdan, en büyük mutsuzluğa-efsanevi başarısızlıklara kadar her şey geçicidir, hükmü belli bir zaman sürer… Çarkın bir tarafı çıkar yukarı, bir tarafı iner aşağı; yukarı çıkınca kibirlenmenin, aşağı inince de ezilmenin anlamı yoktur. Zira çarktır bu vakti zamanı gelince yukarı aşağıya, aşağı da yukarıya döner…

8-Sezgi yasası

En sevdiğim bir diğer yasa olan Sezgi yasasına geldi sıra… hayatta siyah ve beyaz her zaman çok net değildir. Çoğu vakit beyazlar, siyahlar arasından seçim yapmak kadar da kolay olmuyor hayat, kara delikler gökkuşağı arkasına saklanmış olabiliyor… bu noktada işte 2.azize kartının anlattığı gibi sezgilerimizi rehber edinmemiz gerekiyor. Seçimi 5 duyu organıyla değil, 6.hissimizle vermemiz gerekiyor. Sezgilerim beni yanıltır mı diye korkacak bir şey yok, zira ilahi kaynaktan gelen tüm hisler kişiyi, yolu taşlı olsa da sonunda gül bahçesine çıkartır.

9-Dürüstlük yasası

19.Güneş kartını anlattığını düşündüğüm dürüstlük yasasında sıra… Başkalarına yalan söylememiz gerektiği küçük yaştan bu yana öğretilir, peki kendine yalan söylememek ile ilgili dersler verildi mi ? gerçekleri görmezden gelmek, görmemekte direnmek kanımca maddeler arasında en zararlılardan ilk beşte… zira sezgi gücü her insanda eşit yükseklikte değildir, kiminde çok kiminde az…lakin kişinin kendine yalan söylemesi, kendini itinayla kandırması kanımca ruhuna verdiği en üst zarar… kendi karanlığımızla, kendi şeytanlarımızla yüzleştikten sonra önümüzde yepyeni bir yol açılıyor, başkasından duyacağınız herhangi bir kötü sözün sizi etkilemediği bir yol… kendi doğrularınızla ilerlediğiniz bir yol. Saklanacak bir şeyin olmadığı, sadece siz ve yaratıcının olduğu özel bir alan…

10-Kalıplar yasası

Kalıplar yasası… hepimizin şu ya da bu sebepten geliştirdiği belli düşünce kalıpları vardır. Önyargı da diyebiliriz bunlara… kendimizi güvende hissetmek, zarar görmemek için oluşturduğumuz kalıplar ilerleyen zamanlarda duvarlara dönüşür, hayatta yol almaya engel olur. İşte bu noktada 16.yıkılan kule kartı semboliği çalışır… zamanı geldiğinde tüm kalıplar yıkılmak zorundadır, süreç kafa karıştırıcı, korkutucu  hatta bazen gözyaşı dolu olabilir. lakin hayat ilerlemek üstüne kuruludur, yıkılan kalıpların-duvarların arkasından yeni yollar-bahçeler çıkar…

11-Yargısızlık yasası

Hepimizin en rahat ihlal ettiği yasaya geldi sıra, yargısızlık yasası…  ben yapmadım diyen dürüstlük yasasını ihlal etmiş oluyor ona göre… bilinçli- bilinçsiz, iyi-kötü niyetle en çok ihlal edilen kuraldır. Karşıdakini kendi kalıplarımıza uymadığında, daha da acısı bizim kalıplarımızdan çok yüksek bir noktada olduğunda yargılarız. “benim hayatımı yargılamadan önce, benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan, dağ ve ovalardan geç. hüznü, acıyı ve neşeyi tat. benim geçtiğim senelerden geç, benim takıldığım taşlara takıl. yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi ancak ondan sonra beni yargılayabilirsin.” Ne güzel anlatmamış mı Mevlana… majör arkananın 11.Adalet kartı özünü anlatır bu yasanın… yargılamak bir yana yargılanmak da korkutur bizi, ilerlememize engel olur, başkasının ne söyleyeceği, ne düşüneceği… ilahi olanın terazisinde haklı çıktıktan sonra kalanın pek de anlamı olmayacaktır diye düşünüyorum…

12-Karma yasası

Gelelim karma yasasına… uzak doğu terimi olarak karma’yı kullansak da, kendi kültürümüzden sözle özetlersem ektiğini biçme yasasına… 10.kader çarkı-devreler yasasını göz ardı edenlerin, farkındalığı bebek porsuk seviyesinde olanların sorun yaşadığı yasadır. Hiç ölmeyecek gibi yaşayıp, eline geçen gücün sarhoşluğu ile sonsuza kadar hüküm sürebileceğini düşünenlerin tekrar tekrar sınıfta kaldığı yerdir. Verdiğini alacaksın, ektiğini biçeceksin, kırdığın yerden kırılacaksın bu kadar basit… zira 20.Mahkeme kartının da anlattığı gibi ilahi yargıdan kaçamayız, zamanı geldiğinde olumlu veya olumsuz yaptıklarımızın karşılığını alırız. Burada unutmamak gereken ise karma yasasını sadece ceza unsuru olarak görmemektir, yaradan yapılan en küçük iyiliği de hesaba katar… tüm bu sürecin mantığı ise kişinin iyiye, mevcut halinden daha üst noktaya çıkmasıdır.

13-Rezonans yasası

Rezonans yasası, yani aynalık kanunu… malum her kuş kendi cinsiyle uçar, kartallar kartallarla; kargalar kargalarla… insanların kötü olduğunu düşünüyorsanız, size kötülük yapacak kişiler karşınıza çıkar. Yalan söylüyor, iftira atıyorsanız; günü geldiğinde iftiraya uğrarsınız. Kıskançlık duygusu hayatınızda baskın enerjiyse günden güne erir, ruhunuzun karardığını; o karalığın yüzünüze vurduğunu görürsünüz… bir insanın başına gelen iyi bir şeye sevinebiliyor, başarısı için tebrik edebiliyorsanız; mutluluk sizin kapsama alanınızda demektir. Eni sonu bolluğu, sevgiyi, huzuru yaşamınızda doya doya deneyimleyeceksiniz demektir. Rezonans yasası manasız pollyanna’cılık oynamak değildir, canınızı yakan birinin mutlu olduğunu görünce mutlu olmak koşulunu şart tutmaz kişiye, böyle uç noktalarda oh, canıma değsin, beter olsun demek yerine, nötr alanda kalmayı bilmek yeterli kanımca…kişisel farkındalığımız artsın istiyoruz ama evliya da değiliz sonuçta…

 

Bu yazıyı yazmamda Kıymetli Renan SEÇKİN’in ” Karmanın Gücü Şifa ve Enerji” kitabının ilhamı mevcuttur… kitaba ulaşmak için: https://www.kitapyurdu.com/kitap/karmanin-gucu-sifa-ve-enerji/283007.html&manufacturer_id=53044

Bir cevap yazın

Astroloji Eğitimi ve Tarot Eğitimi almak istiyormusun?

Merhaba. Ben İrem Çiçek. Bu güne kadar hep birilerinin senin hakkında bir şeyler söylemesine izin verdin. Peki sen kendi yıldız haritanı yorumlamayı ve ya kendi Tarot kartı yorumlarını üretmek istemezmisin?

İrem Çiçek Hakkında

Astroloj ve Tarot Eğitmeni İrem Çiçek

Edindiğim bilgileri, tecrübeleri insan yaşamına iyicil bir dokunuş yapmak adına kullanmak, bir nebze bile olsa farklılık yaratmak, bir uyanışın tetiklenmesinde katkımın olması bu alanlara katmak istediklerim…

KAPAT